26 Mart 2010 Cuma

Evet şey

Tek kolla,
zor.
Sürdürmek ateşi.

Bilirsin işte tek kolla,
ucuz şeylerden kazık yedik

fakat
soğuk bira ve sıcak şarap
güzeldi yanında.

19 Mart 2010 Cuma

Hardal rengi

Bira içip
saçma şeylerden bahsediyorduk.

Sonra,

biraz daha bira içip daha saçma şeylerden bahsetmeye başladık.

Evet sonunda anladık;
geçmişe tutunmak bırakmaktı şu zamanı.

Mutlu olacaktık
ama
yakın zamanda değil.

16 Mart 2010 Salı

*Kaybedenin önde gideni

*

Sadece sıkıcı insanlar sıkılır.
Sadece yanlış bayraklar dalgalanır.
Size Tanrı olmadıklarını söyleyen insanlar aslında aksini düşünürler.
Tanrı başarısızlıkların bir icadıdır.
Tek cehennem bulunduğun yerdir.

Dallas'tan geçtim ve Pasadena'da aylaklık ettim.
Anam ağlamadı çünkü ağlatacak kimse yoktu.
İki boy aynasını tuzla buz ettim ve beni
hâlâ arıyorlar.
İnsanın asla girmemesi gereken mekânlara girdim.
Acımasızca dövülüp ölü diye bırakıldım.
Kafatasımda cop darbelerinden oluşmuş bir sürü yumru var.
Melekler korkudan altlarına kaçırdılar.
Harikulade bir insanım.

Siz de öylesiniz.
O da öyle.
Güneşin sarı nabzı ve dünyanın görkemi de.



c.b

14 Mart 2010 Pazar

Hava idare ederdi

Suda yürümek;
ayaklarımda balık kıpırıtısı.
Ufak sandalımda kırık çerkez kaması.

Ve suda yürürken ince telleri saçlarım,
hep balıkların zıpladığı yönde dalgalanır.
Tutarım birkaçını,
sonra geri bırakırım.

9 Mart 2010 Salı

''Yapalım mı ?'' dedi. ''Olur'' dedim.

Sarhoş parmaklar birbirini yoklarken;
utangaç ama çok değil.
Öpmeye karar vermiştik birbirimizi.
Ama gerçekten çok güvenilir değildik.

Sarhoş parmaklar birbirini yoklarken;
alışıyorduk.

Öyle bişeylerdi bizim için sadece
ama
öpmeye karar vermiştik bir kere.

7 Mart 2010 Pazar

*Özgür metin

...
kimsenin kimseye anlatamadığı bir ''şerefe'' hikâyesidir.
deniz tuzlanır rakı sofrasında
...


*Penopele

5 Mart 2010 Cuma

Şaraptır

Gerçekten mutluluğa çok yakındık.
Gene olmadı.
Ama gerçekten;
hani şöyle biraz kaydırsaydık kıçımızı,
belki mutluyduk şuan.
O kadar ayrıntılara kalmıştık.

Saat 12'den sonra işte..

Yağmurlu bir gün evde kalsaydık,
belki,
bugün çok mutluyduk.

2 Mart 2010 Salı

Herkesin buna benzer günleri olmuştur

Oturup biraz sohbet etmiştik. Aramız şaşırtıcı derecede iyiydi. Çok dik merdivenlerden inerken yol üstündeki kitaplara bakıyorduk. Ben sana Cemal Süreya'yı gösterdim ve bir *şiirini ezberimdeki kadar okudum. Sen kitaba elini attın ve hiç zorlanmadan şiirin sayfasını buldun ve güldün. Beni etkilediğini sanıyorsan çok yanlıyorsun dedim. Gülerek başka yöne doğru gittik. *Beautiful tango çalıyordu ve sen beni çok etkilemiştin. Yağmurun yağması gerçekten iyiydi ama biz kuş göremiyorduk etrafta.



*
Yağmurun Yağması İyidir


Sonra o gider sesini yıkardı
Telefonda saatlerce seviştiğinden
O diye biri vardı galiba
Ağzı da iyice vardı galiba
Gece çiçeklerinden bir orman
Pejmürde atlar pahasına

Bira içerken saçları uzun
Parmakları korkunç ve kalabalık
Bir gece Aksaray'da hiç unutmam
Yüzümü ellemisti galiba
Denize doğru gittikçe artan
Bir yüz benim yüzümdü olsa olsa

Yakasında kocaman bir düğme
Sevinci bitiştirince acıya
Ayıran kuşkuyu inançtan
Yağmurun yağması iyidir
Bir çerkez mızıkası gibi rengarenk
İki adet kuş çantasında

.


* http://www.youtube.com/watch?v=p6zWudCZ2Sk