28 Şubat 2010 Pazar

*Pansiyon manzumeleri

...
ve dışarı çıktı, hava kararıyordu ama çıkmasını engellemedim,
bir kadını elinde tutmak istiyorsan
ne zaman gitmesine izin vereceğini bilmen gerekiyor,
elinde tutmak istemiyorsan da zaten bırakıyorsun gitsin,
yani nasıl bakarsan bak olaya, daima bir bırakma sürecidir
...


chanski
Eğer acı çekiyorsan geçmiş ilişkilerinden, acı çektirdiklerini düşün ve bir içki koy
hafif muzik, bukowski eşliğinde.
Pişmanlık duyma
çünkü keşke dediklerinle bile sadece biraz daha uzatabilirdin.

Çok çabuk değişiyor sorunları insanın.
Hayata dair düşünürken bir anda sarhoş olduğum bardan rezil olmadan kalkmak
daha önemli geldi. Çünkü ben bir çekirgeyim Kafka'nın dediği gibi.

21 Şubat 2010 Pazar

Sakinleşemedik uzun bir süre

Onunla bazı problemlerimiz vardı
ve
bu ikimizin arasındaydı.
Fakat,
sessizce tartışmak zordu hayatı.

16 Şubat 2010 Salı

Karamsarlık baş gösterdi ama hala umutluyuz.

Her yere kokuları sinmiş.
Bize bıraktıkları;
önü açık ve anlatılacak şeyler değil.
Biliyoruz.

Eski sevgililerimiz başkalarıya sikişirken,
zordu keyfini çıkartmak hayatın.
Genede umutluyuz.

Ama hızla tükeniyor nedense.
Biri gelecekse elini çabuk tutsun.
çaba gösteremeyecek kadar,
Samimi ve yorgunuz.

14 Şubat 2010 Pazar

Diş

Dişlerin bir Sovyet ordusunu anımsatıyor,

Disipline edilmiş beyaz soluklu genç Rus erkekleri;

Karanlıkta pusuda bekleyen dişlerin

Güç gösterisi güldüğünde

Bir çeşit savaş stratejisi.

Başkalarında olmayan beyaz, güçlü dişlerin

Bir şarkı mırıldanıyor...

Saklandığı kırmızıya çalan mağara

Sık aralanıyor

Tek bildiği taktik gülümsemek sanırım dişlerinin.

Dişlerin Sovyet ordusunu anımsatıyor.

Gülümseyip, gülümsetiyor.

Düşman yenilgide...




13 Şubat 2010 Cumartesi

Geldim

Sarı saçlarım olsa
bir bok olmazdı.
Çok zengin olsam
gene
bir bok olmazdı.
Fakat,
biraz dilim dönse
ve
müşfik davranabilseydim çevremdekilere
o zaman,
güneşin üstüne boşalabilirdim.

9 Şubat 2010 Salı

Acı ve düşüş arasında; olabilir belki, neden olmasın ?

Alkol garip şeyler yaptırır;
Sıcak su boynumdan akarken
Ben çoktan unuttum sahip olduklarımı.
Mesala giysi askısını öpebilirisin
ve
keyiflidir;
ırzına geçmek yalnızlığının.
Ama gerçekten tam orası acıyor,
seninde acıyan yerin.

1 Şubat 2010 Pazartesi